fatihtv,tv,Fatih,Türkiye,İstanbul,Dünya ,Farklı ekran
 
 
26 Mayıs 2024


URFA SİYASETİNDEKİ HADSİZLİK..



İsim Soyisim

A- A+



Uzun zamandan beri köşemi ihmal etmiş,yazılarımı yazmıyordum.. 

Fakat ülkenin siyasi ve ekonomik şartlarında sessiz kalmayı bir Türk vatandaşı olarak kendimde eksiklik olarak gördüm.. 

Son günlerde yerel seçimler münasebetiyle sosyal medya başta olmak üzere medyada bazı insanlar boy göstermeye başladılar..Bu da beni rahatsız etti,geçtim klavyenin başına ,bende kalavye kahramanlığı yapayım dedim ve başladım..!!! 

Türkiye son on yılda neredeyse her sene bir seçim yapıyor. Her seçimin ciddi bir maddi masraf ve ciddi bir zaman israfına sebep olduğu herkesin malumü. Bu durumun da baş sorunumuz olan ‘Kültürel ve eğitim ‘eksikliğinden kaynaklandığını kabul etmemiz gerekiyor. 


31 mart mahalli seçimlerine kısa bir süre kalmışken Türkiye genelinde ve Urfada seçim çalışmaları ve özellikle adaylık için çok erken olmasına rağmen aday adaylığı sahasının çok canlı olduğu gözlenmekte. 


Konu bu olunca hem Urfada hem de Türkiye genelinde liyakata göre hareket etmemek ve haddini bilmemezlik özelliği zirve yapmış durumda. Haddini bilmemezlik; ülkemizin içinde bulunduğu en ciddi şahsiyet sorunu olarak can sıkıcı boyuta ulaşmış durumda. Hemen herkes; kendini bulunmaz Bursa kumaşı ve yeri doldurulamaz biri olarak görüyor. Çok geniş bir insan kesimi her işin altından fazlasıyla kalkabileceği zehabına kapılmış . Hani nerdeyse elinize mikrofon alıp sokağa çıksanız ve ‘Büyük Şehir reisliğine aday olurmusunuz diye bir röportaj yapmaya kalksanız soruyu sorduğunuz on insandan dokuzu; bu işe layık olduğunu ve yükün hakkından gelebileceğini söyleyecektir size. 


Dünya kalkınmışlık endexi olarak kullanılan; enerji kullanımı oranı, eğitim seviyesi ortalaması, enerji ve kağıt kullanımı oranları gibi; haddini bilmek oranının da ciddi bir gelişmişlik göstergesi olması gerektiğini düşünüyorum. Mahalli yayın organlarının kapısını aşındıranlar,basın toplantısı ile serbest aday olduğunu partilerden aday yapılmak için randevu alınması gerektiğini duyuranlar, talip olduğu önemli görev için kendisinde olmayan vasıflar,deneyim ve bilgi birikimi yerine uçuk kaçık özelliklerini duyurmaya çalışanlar… 

Bu olumsuz kişilik özelliği ne yazık ki Türkiye genelinde yaşadığımız ;temelinde ciddi eğitim eksikliğinin ve haddini bilmezlik ayıbının yattığı bir toplumsal sorun olarak gözükmekte. Sıkıntının ulaştığı boyut siyasetçiler,eğitimciler ve toplumun geleceğine kafa yoran düşünen beyinler için önemli bir alarm zilinin çaldığını göstermektedir. Ortalama eğitim düzeyi ortalamasının yerlerde süründüğü bir ülkede insanlardaki bu kişisel öz güven ‘Cahil cesur oluröz deyişini bir kez daha doğruluyor. Ülkemin ve özellikle (belediyecilik manasında çok fazla zaman ve zemin kaybetmiş ) Urfamızın ;eğitimli, kabiliyetli geçmiş başarıları ve dürüstlüğünü defatle ortaya koymuş ve bu kutsal görevi bir vatan hizmeti ve ‘bir cihad olarak gören, bilen insanlara ihtiyacı vardır. Böyle biline. 

Bu vasıflarda haddini bildiği için hiç ortalıklarda görünmeyen çok sayıda hemşehrimizin olduğunu kesinlikle biliyorum. Ne güzel söylemiş şair: 

Çeşm-i insaf gibi kamile mizan olmaz. 

Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz. 
TALİBİ. 

 

Yorumlar (0)



Bu makaleye ait yorum bulunmamaktadır